Archive for the Category ◊ Çevre Felaketleri ◊

16 Eki 2010 Yatların Atık Suları Denize Dökülmeyecek
 |  Category: Çevre Felaketleri, Çevre Haberleri  | Comments off
Çevre ve Orman Bakanlığına bağlı Özel Çevre Koruma Kurumu Başkanlığınca (ÖÇKKB) yürütülen proje kapsamında Muğla’da tekne yanaşma iskelelerine kurulan atık su alım üniteleri sayesinde, özel tekne ve yatlar zararlı atıklarını deniz yerine şehir kanalizasyon şebekesine boşaltacak.
Özel Çevre Koruma Kurumu Başkanlığı, tekne ve yatların atık sularını denize bırakmasına yönelik aldığı önlemler kapsamında ”Atık Su Alım Üniteleri” yapımı projesini hayata geçirdi.
Muğla’daki özel çevre koruma bölgelerinde teknelerin ve yatların evsel nitelikli atıklarını denize boşaltmamaları için uygulanan proje kapsamında, bugüne kadar Gökova, Bozburun, Köyceğiz, Dalyan ve Göcek’in de aralarında bulunduğu 9 bölgedeki tekne yanaşma iskelelerine 146 atık su alım bağlantı noktasının yapımı tamamlandı. Muğla’daki dünyaca ünlü koylarda gezintiye çıkan tekne ve yatlar, atık sularını artık denize boşaltmayacak. Zararlı atıklar deniz yerine iskelelere kurulan atık su alım ünitelerine aktarılacak.
ÖÇKKB Başkanı Ahmet Özyanık, Selimiye koyunda 8, Bozburun’da 12, Datça’da 20, Fethiye’de 52, Göcek’te ve Dalyan’da 4, Köyceğiz’de 8, Akyaka’da 10, Ekincik’te ise 8 atık su alım noktası için yerel yönetimlerle ve kaymakamlıklarla işbirliği yapıldığını bildirdi. Tüm ilgililerden çevrenin korunması için destek aldıklarını ve işbirliği içinde çalıştıklarını ifade eden Özyanık, ”Bu sayede koruma alanımız içinde bulunan tüm bölgelere daha verimli hizmet götürme şansımız oluyor. Önümüzdeki sezonda da çalışmalarımızı artırarak devam ettireceğiz” diye konuştu.
12 Eki 2010 Çin’de BM İklim Görüşmeleri Başladı
 |  Category: Dünya Haber, Çevre Felaketleri, Çevre Haberleri  | Comments off
Birleşmiş Milletler’in önderliğinde uluslararası iklim müzakereleri, Çin’in Tianjin kentindeki ara zirveyle devam ediyor.
Çin, binlerce çevre uzmanının katıldığı böyle bir küresel ısınma konferansına ilk kez ev sahipliği yapıyor.
Çin, en fazla çevreyi kirleten gazların üretimi açısından Amerika Birleşik Devletleri’ni geçmiş durumda.
Altı gün sürecek görüşmelerde sera etkisine yol açan gaz salımlarının azaltılması için Meksika Konferansı öncesi uzlaşma zemini aranacak.
Geçen Aralık ayında Kopenhag’daki görüşmeler, bağlayıcı ve küresel bir anlaşmaya varılamadan sona ermişti.
193 ülkeden delegeler, zirvede sadece “küresel sıcaklık artışının 2 santigrat dereceyle sınırlanması” ihtiyacını tanıyan ABD önderliğindeki bir iklim anlaşmasını not etmişlerdi.
Anlaşma, kalkınmakta olan ülkelere önümüzdeki üç yıl içinde 30 milyar dolar yardım sözü veriyor, 2020 yılına kadar iklim değişikliğiyle mücadelede yoksul ülkelere 100 milyar dolarlık bir yardım hedefinin çerçevesi çiziliyor.
BM görüşmelerinin son turu Kasım ayının sonlarında Meksika’da yapılacak.
Tianjin’in gündemi ise iki ana madde üzerinde yoğunlaşıyor.
Öncelikle Meksika’nın Cancun kentinde yapılacak müzakerelere temel oluşturabilecek bir taslak müzakere metni üzerinde uzlaşılması umuluyor.
Kyoto Protokolü gereği sanayileşmiş ülkelerin vaatleri, ayrıca bu protokolün süresinin dolacağı 2012′den itibaren gaz salımlarında yapılacak ek kesintiler de Tianjin’in gündeminde yer alıyor.
12 Eki 2010 Müzikli İklim Değişikliği Eylemi
 |  Category: Çevre Felaketleri, Çevre Haberleri  | Comments off
Küresel Eylem Grubu’nca, iklim değişikliği ve küresel ısınmayı protesto için, “Eylemce” adı altında müzik eşliğinde protesto eylemi gerçekleştirildi.
Galatasaray Lisesi önünde toplanan ve “Küresel ısınmaya hayır”, “Nükleere hayır”, “İklimi değil sistemi değiştir” dövizleri açan eylemciler, Taksim Meydanı’na kadar “Uzunköprü Küresel Orkestrası” eşliğinde şarkılar söyleyerek yürüdü.
Meydanda bir konuşma yapan aktivist Ömer Madra, iklim değişikliği sorununun tüm gezegeni tehdit ettiğini söyledi.
İklim değişikliğinin sorumlusunun küresel kapitalizm ve şirketler olduğunu savunan Madra, şöyle dedi: “Kapitalizm ve onların şirketlerinin ve devlet başkanlarının bu krize bir yanıtı bir çözümü yok. Sistem, hem ekonomik hem de iklim kriziyle dünyayı yaşanması zor bir yer haline getiriyor. Bizler bugün sonumuzu hazırlayan felaketin durdurulması için harekete geçtiğimizi göstermeye geldik. Petrol, kömür, doğalgaz gibi, fosil yakıt üretiminden vazgeçmeyen kapitalizmin, enerji politikalarında ekosistemi kollamak üzere planladığı zayıf adımların inandırıcılığı yok.”
ABD’li dilbilimci, aktivist Noam Chomsky de eyleme katılmaktan mutluluk duyduğunu belirterek, “Bu konuya dair bu kadar çok insanı burada görmek sevindirici. Bu konu hakkında bir önlem alınmazsa insanlık için yakın zamanda çok ciddi bir sorun haline gelebilecek durumla karşılaşılacak. Aslında mesaj çok açık ve net. Sizin gibi insanları bu meydanlarda çoğaltmamız gerekiyor. Belki böylece insanları büyük bir katliamdan kurtarırız” diye konuştu.
Eyleme, Devrimci Sosyalist İşçi Partisi, Yeşiller Partisi, Eşitlik ve Demokrasi Partisi üyeleri de destek verdi.
12 Eki 2010 Zehir Azaldı Ama Endişe Sürüyor
 |  Category: Doğal Hayat, Çevre Felaketleri, Çevre Haberleri  | Comments off
Macaristan’da bir fabrikadan sızan atığın kirletmesiyle ulaşmasıyla alarma geçilen Tuna Nehri’nde zehir seviyesi azaldı. Ekolojik felaket endişesi dinse de yetkililer zehrin havaya karışmasından korkuyor
Macaristan’da, ABD’de Meksika Körfezi’nde olduğu gibi tarihin büyük çevre felaketlerinden biri olmasından korkulan kimyasal atık sızıntısında iyi haber: Yetkililer, Tuna Nehri’ndeki zehirli atık seviyesinin düştüğünü açıkladı.
Bir alüminyum fabrikasından sızan zehirli atığın seviyesindeki düşüş, ekolojik felaket endişelerini azalttı. Ancak artan ısıyla birlikte kuruyan zehirin havaya karışabileceği kaygısı devam ediyor.
Ülkenin acil durum yetkilisi Tibor Dobson, yeni verilerin Tuna nehrindeki kirlilik seviyesinin azaldığını gösterdiğini açıkladı. Bu verilere göre nehirdeki Ph seviyesi 9’dan 8-8.2’ye düştü. Suyun nötr Ph derecesi 7, ancak 6.5-8.5 aralığındaki rakamlar da güvenli sayılıyor.
Zehir havaya karışabilir
İçişleri Bakanı Sandor Pinter de Tuna Nehri’nin artık biyolojik zarar tehlikesi altında olmadığını söyledi. Pinter, kirliliğin içme sularına ulaşmadığını da ekledi.
Ancak uzmanlar şimdi de ısınan havaların yaratabileceği sorunlara dikkat çekiyor. Şu ana kadar yağmur, zehirli çamurun ıslak kalmasını sağladı. Ancak güneşli ve sıcak hava, çamuru kurutarak zehirin yayılmasına neden olabilir. Eğer bu olursa yetkililer daha geniş bir bölgenin boşaltılması kararıyla karşı karşıya kalabilir.
Çevre Bakanı Zoltan Illes, çamurun ‘yüksek miktarda ağır metal’ içerdiğini, ‘eğer bu metaller kurursa rüzgârla birlikte ağır metal zehirlenmesinin solunum sistemine taşınabileceğini’ açıklıyor. Macaristan, zehirli çamurun kontrol altına alınması konusunda Avrupa Birliği’nden de yardım istedi. AB Krizle Mücadele Komisyonu üyesi Kristalina Georgiave’ye göre, “Bu tür felaketler ülke sınırlarında durmuyor, dolayısıyla en verimli yardımın yapılabilmesi için Avrupa’nın ortak müdahalesi şart.”
Tuna Nehri’nin geçtiği hat boyunca uzanan Hırvatistan, Sırbistan ve Romanya acil durum planları yapıyor. Yetkililer kirlilikle mücadele için nehirlere kil ve asitten oluşan bir karışım döküyor.
‘Türkiye için tehdit yok’
Çevre ve Orman Bakanlığı, kazanın Türkiye için tehdit oluşturmadığını söylüyor. Bakanlığın yazılı açıklamasıda, Tuna Nehri’nin Korunması Uluslararası Komisyonu’nun kaza sonrasında atığın bir kısmının nehre ulaştığını fakat toksisite etkisinin düşürüldüğünü, şu anda sınır ötesi etkilerinin olmayacağını açıkladığı belirtildi.
TMMOB Çevre Mühendisleri Odası Yönetim Kurulu’ysa felaketin Karadeniz’e kıyısı olan Türkiye için tedirginlik yaratıcı bir durum doğurduğunu söylüyor. Çevre ve Orman Bakanlığı’nın derhal mevcut kirliliği ölçüp izleme çalışmalarına başlaması gerektiği belirtilen açıklamada, Tarım Bakanlığı’nın da faaliyete geçmesi isteniyor.
Karadeniz Teknik Üniversitesi’nden Yrd. Doç. Dr. Coşkun Erüz de işler yolunda gitmezse kimyasal zehir taşıyan kızıl çamurun içindeki ağır metallerin Tuna Nehri üstünden Karadeniz’e ulaşmasının birkaç ayı bulabileceğini belirtiyor. Erüz, çamurun önce geniş alandaki toprağa yayıldığını ve toprağın çamur içindeki ağır metallerin büyük kısmını emdiğini anlatıyor.
Ülkenin batısındaki Ajka alüminyum fabrikasından 1 milyon ton zehirli atık, önceki gün atığın toplantıdığı göletin setlerinin yıkılması sonucu çevreye yayıldı. Zehirli atık tabakası şimdiye dek yedi kişinin ölümüne yol açtı; en az 120 kişi hastanelerde tedavi altında, üç kişiyse hâlâ kayıp
14 Tem 2010 Yangın
 |  Category: Yangın Haberleri, Çevre Felaketleri  | Comments off
Başlığın diğer anlamları için,Yangın (anlam ayrımı) sayfasına bakınız.

Yangınmaddenin ısı ve oksijenlebirleşmesi sonucu oluşan yanma reaksiyonlarının neden olduğu doğal afettir. Yangınların oluştukları coğrafik alanda maddi hasarlara neden olmasından ziyade, orada yaşayan canlılar ve ekolojik denge üzerinde son derece olumsuz etkileri

A Sınıfı Yangınlar

Katı madde yangınlarıdır.Bunlar odun kömür gibi maddelerdir. Soğutma ve yanıcı maddenin uzaklaştırılması ile söndürülebilir.

B Sınıfı Yangınlar [değiştir]
Yanabilen sıvılar bu sınıfa girer. Benzin ve yağ gibi yanabilen sıvılardır. Soğutma (sis halinde su) ve boğma (Karbondioksit, köpük ve kuru kimyevi toz) ile söndürülebilir.
C Sınıfı Yangınlar [değiştir]
Likit petrol gazı, hava gazı, hidrojen gibi yanabilen çeşitli gazların yanması ile oluşan yangınlardır. Kuru kimyevi toz, halon 1301 ve halon 1211 kullanarak söndürülebilir. Elektrikli makine ve hassas cihazların yangınları da bu sınıfa dahil edilebilir.
Elektrik donanımlarının yanmasıyla oluşan yangınlar ayrı bir sınıf içinde değerlendirilmeyip C sınıfı yangınlar başlığı altında incelenebilir. Elektrik akımı kesilerek müdahale edilmeli ve karbondioksit gazı kullanılmalıdır.
D Sınıfı Yangınlar [değiştir]
Yanabilen metallerin ve alaşımların (Magnezyum, Lityum, Sodyum, Seryum gibi) yanmasıyla meydana gelen yangınlardır.etkili söndürücüsü olan trimotoksinboroksin bulunmadığı taktirde kum aynı işlemi görür. Kuru kimyevi tozlar bu yangınları söndürmede kullanılırlar.
Yangın nedenleri [değiştir]
Korunma Önlemlerinin Alınmaması [değiştir]
Nedenlerin başında yangına karşı önlemlerin alınmaması gelmektedir. Yangın elektrik kontağı, ısıtma sistemleri,lpg tüpleri, evlerde kullanılan tüpler, patlayıcı-parlayıcı maddelerin yeterince korunmaya alınmamasından doğmaktadır. Özellikle büyük yerleşim alanlarında, konut ve iş yerlerinde çıkan yangınların büyük bir kısmı elektriğin ve LPG tüplerinin yanlış kullanımına dayanmaktadır. Elektrik enerjisi aksamının teknik koşullara göre yapılmaması da yangını yaratan diğer bir neden olmaktadır. Bununla birlikte kaloriferlerde ve soba ile ısıtma yöntemlerinde, bacaların temizlenmesi ve parlayıcı-patlayıcı maddeler için gerekli önlemlerin alınması halinde yangın afeti olma olasılığında büyük bir azalma olacaktır. Camların yerde uzun süre durmaları sonunda doğal ışınlar cam taneciklerine güneş ışılarını yayarve sonucun da yangın oluşabilir.
Bilgisizlik [değiştir]
14 Tem 2010 ÇEVRE FELAKETLERİ
 |  Category: Çevre Felaketleri  | Comments off

Milyonlarca yıl süren biyolojik süreçlerin sonucunda oluşan doğal hayat içindeki unsurların karşılıklı dengesi ile varlığını korumuştur. Tarih boyunca bazı doğal felaketler (sellerdepremlervolkanik patlamalar vs.) olmuşsa da bu felaketler doğa üzerindeki etki gücü ve oluşan durumun tersine dönüşü bakımından sanayileşme ve doğal kaynakların kullanımıyla başlayan süreçte insanoğlu tarafından yapılan suistimallerin yanında çok önemsiz kalmaktadır.

Doğa kendi içinde oluşan felaketleri bir şekilde düzenleyebilmekteyken insanoğlunun more…

02 Eki 2009 Hidroelektrik santralinde feci patlama
 |  Category: Çevre Felaketleri  | Comments off

Rusya’nın Krasnoyarsk Şehri’ndeki Yenise nehrinde bulunan ve Rusya’nın en büyük hidroelektrik santrallerinden biri olan Sayano-Shushinskaya Hidroelektrik santralinde onarım sırasında meydana gelen patlama sonucu, 8 kişi hayatını kaybetti, 14 yaralı ve 67 kayıp var.

Dün gece sabaha karşı 04:42’de Sayano-Shushinskaya Hidroelektrik Santrali’ndeki iki hidro ünitesinin patlaması sonucu oluşan sarsıntı, makine dairesinin duvarlarının kısmen yıkılmasına sebep oldu. Patlamanın etkisi ile açığa çıkan suyun önüne gelen herşeyi yok ettiği ve bu nedenle kayıpların çoğalacağından endişeleniyor.
more…

01 Eki 2009 Patlayan santralin tamiri 40 milyar ruble
 |  Category: Çevre Felaketleri  | Comments off

Sayano-Şuşenski Hidroelektrik Santralinin makine ünitesinin yapım maliyeti 40 milyar ruble.

Hidroelektrik Santralinin tamirinin maliyetinin 40 milyar rubleyi bulacağı açıklandı.Enerji Bakanı Sergey Shmatko’nun yaptığı açıklamada, makine ünitesinin 90%’ının yeniden yapılması gerektiğini ve bunun maliyetinin 40 milyar rubleyi bulacağını açıkladı.Bakan, santrale daha yüksek kapasiteli ünitelerin koyulmasının mümkün olduğunu belirtti.Herbir ünitenin kapasitesinin 640 megawat’tan 730 megawat’a artırılabilir.
more…

30 Eyl 2009 Hidroelektrik Santralinde 3 kişi daha öldü
 |  Category: Çevre Felaketleri  | Comments off

Sayana-Şuşenskoi Santralinde meydana gelen patlama nedeniyle üç kişi daha hayatını kaybetti. eklendi.

Bu üç kişi ile beraber ölenlerin sayısı 17’ye yükseldi.Arama çalışmaları operasyon temsilcisi, kadın cesedini sekizinci enerji bloğunda bulduklarını açıkladı.Daha önce 16. cesette burada bulunmuştu.Bundan 20 dakika öncesinde de kurtarma ekipleri bir ceset daha buldular.Bunlarla birlikte elektrik santralindeki kazada ölenlerin sayısı 17, yaralı sayısı 15 ve kayıp sayısı 58 olarak değişti.
more…

29 Eyl 2009 Santralde ölenlerin sayısı 66’ya yükseldi
 |  Category: Çevre Felaketleri  | Comments off

Hidroelektrik Santralindeki kazada ölenlerin sayısı 66’ya yükseldi.

Operasyon timi temsilcisi,aramalar sırasında iki cesedin daha bulunduğunu söyledi.Halen 9 kişi kayıp.Ölenlerin yakınları kaza nedenini araştıran devlet komisyonuna kendilerinin de dahil edilmesini, bütün dökümanlara ulaşma hakkı verilmesini, araştırmayı kontrol imkanının sunulmasını talep ettiler.
more…