13 Eki 2010 Türkiye’nin Doğal Mirasını Koruyacak 1001 Kişi Aranıyor
 |  Category: Doğal Hayat  | Comments off
Wwf-türkiye (doğal Hayatı Koruma Vakfı) Biyolojik Çeşitlilik Konusunda Farkındalık Yaratmak ve Doğa Koruma Çalışmalarını Ülke Geneline Yaymak Amacıyla 1001 Kişiden Toplayacağı Bağışlarla ‘Türkiye’nin Canı Kampanyası’ Başlatıyor
WWF-Türkiye (Doğal Hayatı Koruma Vakfı) biyolojik çeşitlilik konusunda farkındalık yaratmak ve doğa koruma çalışmalarını ülke geneline yaymak amacıyla 1001 kişiden toplayacağı bağışlarla ‘Türkiye’nin Canı Kampanyası’ başlatıyor.
WWF-Türkiye Genel Müdürü Tolga Baştak yazılı açıklamasında, 35 yıllık doğa koruma deneyiminin ve uzmanlığının ışığında, Anadolu’da tehlike altında olan ya da kaybolmaya yüz tutmuş canlı türlerinin korunmasına yönelik yeni bir kampanya başlatacaklarını belirtti.
‘Türkiye’nin Canı’ adı verilen kampanyayla biyolojik çeşitliliğin korunmasına yönelik projelerin geliştirilmesi, uygulanması, somut sonuçlara ulaşılması ve kalıcı çözümler oluşturulmasının hedeflendiğini ifade eden Baştak, şunları kaydetti:
‘Ayrıca Anadolu’da geleneksel yaşam biçimleriyle iç içe geçen, ancak kaybolmaya yüz tutan doğal değerlerin korunması ve özellikle kırsal bölgelerde yaşayanların doğadan sürdürülebilir yararlanma biçimlerini benimseyerek yaşam standartlarını iyileştirmesi amaçlanıyor. 1001 kişiden toplanacak bağışlarla ülkemizin biyolojik çeşitliliğin korunmasını amaçlayan projelerin desteklenmesine yönelik bir fon oluşturacağız. İlk aşamada ülkemizdeki doğal mirasa sahip çıkmak için kampanyayı destekleyen kişilerden 1001 TL bağış alırken, ülkemizde nesli tehlike altında olan türler hakkında bilgilendirme çalışmaları yapacağız. İkinci aşamada ise biyolojik çeşitliliğin korunmasına yönelik projeleri olan ve bunlara finansal destek arayan yerel sivil toplum kuruluşlarına yönelik bir hibe çağrısında bulunacağız.’
- PROJELERİN DEĞERLENDİRME SÜRECİ-
Baştak, hibe çağrısından sonra kendisine ulaşan tüm projelerin değerlendirilmek üzere seçici kurula gönderileceğini açıkladı.
Başvuruların öncelikli olarak ihtiyaç, katılımcılık, uygulanabilirlik, sürdürülebilirlik ve kalıcılık gibi kriterler doğrultusunda değerlendirileceğini anlatan Baştak, açıklamasını şöyle sürdürdü:
‘Seçici kuruldan geçen proje sahipleri, finansal destek görüşmeleri için İstanbul’a davet edilecek. Seçim sürecinin ardından finale kalan projelere yönelik bir günlük çalıştay düzenlenecek. Çalıştayın ardından Seçim süreci tamamlanacak ve proje sahipleri çalışmaya başlamak üzere alanlara dönecekler. Projelerin yürütme aşaması, düzenli olarak izlenip değerlendirilecek ve kampanya katılımcılarına destek oldukları projeler hakkında raporlar gönderilecek. 2010 Biyolojik Çeşitlilik Yılı vesilesiyle yürütülecek kampanya kapsamında oluşturulacak fon ile gerçekleştirilecek hibe programı 2011 yılının mayıs ayında başlayacak.’
Baştak, uygarlıkların beşiği olan Anadolu’nun bereket fışkıran topraklarında gurur duyulacak bir doğal zenginliğe sahip olunduğunu belirtti.
Ancak doğanın tehdit altında olduğunu ifade eden Baştak, şunları kaydetti:
‘Dünya Doğayı Koruma Birliği (IUCN) 2008 Kırmızı Listesi’nde, Türkiye’de küresel ölçekte tehlike altındaki tür ve alt tür sayısı 134. Son 30-40 yılda, Türkiye’deki pek çok çeşit, geri dönülemez biçimde tahrip edildi. Doğal mirası korumak bizim elimizde. Bunun için 35 yıllık doğa koruma geçmişimizi ve deneyimimizi, alanın ihtiyaçlarını en doğru biçimde belirleyen ve en etkin şekilde çözümler üreten yerel sivil toplum kuruluşlarının gelişmesi için kullanacağız.
13 Eki 2010 Kaplumbağa ‘Isabell Dalyan’ 40 yıl sonra denizle buluştu
 |  Category: Doğal Hayat  | Comments off
Ünlü Fransız denizci Kaptan Custo tarafından 1970 yılında Akdeniz açıklarında bulunan ve koruma altına alınan yeşil deniz kaplumbağası “Isabell Dalyan”, Muğla’da denizle tanıştı. Yaklaşık 300 turistin uğurladığı kaplumbağa, suya girmemekte ısrar edince bakıcıları yardım etti.
İtalya’nın Napoli şehrindeki Aquarium Tedavi Merkezi’nde 30 yıldır yaşayan yeşil deniz kaplumbağası, Ortaca ilçesine bağlı Dalyan beldesindeki İztuzu plajından, küçük bir törenle suya salındı. Plajdaki turistlerin görmek istemesi sebebiyle ürken Isabell Dalyan, bir süre denize girmek istemedi. Merkez Sorumlusu Doç. Yakup Kaska ve 10 yıldır bakıcılık yapan Dr. Sandra Schofled, denize girerek kaplumbağanın açığa ulaşmasını bekledi. İztuzu plajındaki törene, “caretta carettaların annesi” olarak ünlenen İngiliz yazar June Haimoff da katıldı.
Pamukkale Üniveristesi Öğretim Üyesi Doç. Kaska, 10 yıl Almanya’nın Stuttgart, 30 yıl da İtalya’nın Napoli şehrindeki kaplumbağa tedavi merkezinde yaşayan 45 yaşındaki İsabell’in, uydu takip cihazıyla birlikte denize salındığını söyledi. Doğal hayatla ilk defa buluşması sebebiyle korktuğunu belirten Kaska, “40 yıl önce ünlü denizbilimci Jak Custo tarafından yaralı halde bulunan ve o zamandan beri akvaryumda yaşayan Isabell isimli yeşil deniz kaplumbağasına, biz de Dalyan ismini koyduk. 40 yıl sonunda yumurtlayacak erginliğe ulaştı. Napoli’deki akvaryuma döllenmemiş yumurtalarını bıraktı. İtalyan yetkililer de denize salınması kararı verdi. Akdeniz’de balıkçılık yapılmayan, doğal yaşam alanları koruma altındaki en güvenilir yer olan İztuzu plajı seçildi. Isabell Dalyan’ı doğal yaşamda birçok tehlike bekliyor fakat biz, uydu takip cihazıyla bunlara müdahale edecek sistemi oluşturduk. Vatandaşlarımızın da üzerinde uydu vericisi olan bir kaplumbağayı kıyılarda görmesi halinde bize bildirmesini istiyorum.” dedi.
Isabell Dalyan’a İtalya’daki Aquarium Araştırma Merkezi’nde 10 yıldır bakıcılık yapan Dr. Schofled ise kaplumbağa denize salınırken duygulandı. Uzun süre okşayan Schofled, gözyaşlarını tutamadı.
13 Eki 2010 Türkiye çöl olmasın!
 |  Category: Ormanlar  | Comments off
Tüm avrupa’da 12 bin tür bitki var.
Türkiye’de ise 9000.
Dünyada her yıl 16 milyon hektar orman alanı yanmaktadır.
(82 nijerya kadar)
Son 30 yılda dünya orman örtüsünün beşte biri yok oldu.
Yetişmiş bir ağaç günde 17 kişinin oksijen ihtiyacını karşılıyor ve 22.5 kilogram karbondioksiti yok ediyor.
Dünyadaki kağıt tüketiminin yarısı geri kazanılsa,
Her yıl 8 milyon hektar orman alanı korunabilir.
Dünyamız dakikada 21 hektar orman alanı kaybediyor.
Son 30 yılda dünya orman örtüsünün beşte biri yok oldu.
Her yıl doğaya 7 ağaç borcumuz var!
Çünkü;
Bir yıl içinde, kullandığımız kağıt- kartonlar ve ayrıca yaşamsal ihtiyaçlarımız için 7 adet ağacı tüketiyoruz.
Bir avrupalı yılda ortalama olarak 300 kg. Kağıt ve kağıt ürünleri tüketmektedir.
Dünyada her yıl kağıt tüketiminin yarısı geri kazanılsa,
Türkiye büyüklüğünde bir ormanlık alan yok olmaktan kurtarılmış olur.
Ormanlarımdan bir yaş dal kesenin,
Başını keserim…
(Fatih Sultan Mehmet)
13 Eki 2010 Ariston Servisi
 |  Category: Tanıtım Yazısı  | Comments off

Ariston Buzdolabı Soğumutyor? Ariston servisi nerde? En yakın Ariston Bayisi? Ariston Servis olarak İstanbul’un tüm semtlerine hizmet vermekteyiz.
Arızalı, bakıma ihtiyacı olan ariston markalı cihazlarınızı Ariston Servisi olarak günümüzün son teknolojileri ile tamir ediyoruz.

Ariston Beyaz Eşya Alırken Neye göre seçim yapmalıyım?
Beyaz eşya alırken, ihtiyaçlarınızı en üst seviyede karşılayacak şekilde seçim yapmalısınız. Ürünle ilgili beklentilerinizi bayiye net olarak iletmelisiniz.Ürünün, reklamında veya tanıtıcı broşüründe belirtilen özellikleri taşıyıp taşımadığını kontrol etmelisiniz. Yanıltıcı ibareler içeren veya gerçeği yansıtmayan ürünler ayıplı maldır.

Ariston Buzdolabı Çalışmıyorsa ?
Buzdolabınız çalışmıyorsa yapacağınız işlem ariston servisi çağırmaktır.Bize ulaşmak için www.aristonbeyazesyaservis.com adlı internet sitemize girebilir veya 0212 506 63 63 numaralı telefondan bize ulaşıp arıza kaydı açtırabilirsiniz.
Ariston Kombi Çalışmıyorsa ?
Kombiniz çalışmıyorsa yapmanız gereken 0212 506 63 63 numaralı çağrı merkezimizden bize ulaşmak veya aristonbeyazesyaservis.com ‘dan arıza kaydı oluşturmaktır.

12 Eki 2010 Çin’de BM İklim Görüşmeleri Başladı
 |  Category: Dünya Haber, Çevre Felaketleri, Çevre Haberleri  | Comments off
Birleşmiş Milletler’in önderliğinde uluslararası iklim müzakereleri, Çin’in Tianjin kentindeki ara zirveyle devam ediyor.
Çin, binlerce çevre uzmanının katıldığı böyle bir küresel ısınma konferansına ilk kez ev sahipliği yapıyor.
Çin, en fazla çevreyi kirleten gazların üretimi açısından Amerika Birleşik Devletleri’ni geçmiş durumda.
Altı gün sürecek görüşmelerde sera etkisine yol açan gaz salımlarının azaltılması için Meksika Konferansı öncesi uzlaşma zemini aranacak.
Geçen Aralık ayında Kopenhag’daki görüşmeler, bağlayıcı ve küresel bir anlaşmaya varılamadan sona ermişti.
193 ülkeden delegeler, zirvede sadece “küresel sıcaklık artışının 2 santigrat dereceyle sınırlanması” ihtiyacını tanıyan ABD önderliğindeki bir iklim anlaşmasını not etmişlerdi.
Anlaşma, kalkınmakta olan ülkelere önümüzdeki üç yıl içinde 30 milyar dolar yardım sözü veriyor, 2020 yılına kadar iklim değişikliğiyle mücadelede yoksul ülkelere 100 milyar dolarlık bir yardım hedefinin çerçevesi çiziliyor.
BM görüşmelerinin son turu Kasım ayının sonlarında Meksika’da yapılacak.
Tianjin’in gündemi ise iki ana madde üzerinde yoğunlaşıyor.
Öncelikle Meksika’nın Cancun kentinde yapılacak müzakerelere temel oluşturabilecek bir taslak müzakere metni üzerinde uzlaşılması umuluyor.
Kyoto Protokolü gereği sanayileşmiş ülkelerin vaatleri, ayrıca bu protokolün süresinin dolacağı 2012′den itibaren gaz salımlarında yapılacak ek kesintiler de Tianjin’in gündeminde yer alıyor.
12 Eki 2010 Müzikli İklim Değişikliği Eylemi
 |  Category: Çevre Felaketleri, Çevre Haberleri  | Comments off
Küresel Eylem Grubu’nca, iklim değişikliği ve küresel ısınmayı protesto için, “Eylemce” adı altında müzik eşliğinde protesto eylemi gerçekleştirildi.
Galatasaray Lisesi önünde toplanan ve “Küresel ısınmaya hayır”, “Nükleere hayır”, “İklimi değil sistemi değiştir” dövizleri açan eylemciler, Taksim Meydanı’na kadar “Uzunköprü Küresel Orkestrası” eşliğinde şarkılar söyleyerek yürüdü.
Meydanda bir konuşma yapan aktivist Ömer Madra, iklim değişikliği sorununun tüm gezegeni tehdit ettiğini söyledi.
İklim değişikliğinin sorumlusunun küresel kapitalizm ve şirketler olduğunu savunan Madra, şöyle dedi: “Kapitalizm ve onların şirketlerinin ve devlet başkanlarının bu krize bir yanıtı bir çözümü yok. Sistem, hem ekonomik hem de iklim kriziyle dünyayı yaşanması zor bir yer haline getiriyor. Bizler bugün sonumuzu hazırlayan felaketin durdurulması için harekete geçtiğimizi göstermeye geldik. Petrol, kömür, doğalgaz gibi, fosil yakıt üretiminden vazgeçmeyen kapitalizmin, enerji politikalarında ekosistemi kollamak üzere planladığı zayıf adımların inandırıcılığı yok.”
ABD’li dilbilimci, aktivist Noam Chomsky de eyleme katılmaktan mutluluk duyduğunu belirterek, “Bu konuya dair bu kadar çok insanı burada görmek sevindirici. Bu konu hakkında bir önlem alınmazsa insanlık için yakın zamanda çok ciddi bir sorun haline gelebilecek durumla karşılaşılacak. Aslında mesaj çok açık ve net. Sizin gibi insanları bu meydanlarda çoğaltmamız gerekiyor. Belki böylece insanları büyük bir katliamdan kurtarırız” diye konuştu.
Eyleme, Devrimci Sosyalist İşçi Partisi, Yeşiller Partisi, Eşitlik ve Demokrasi Partisi üyeleri de destek verdi.
12 Eki 2010 Zehir Azaldı Ama Endişe Sürüyor
 |  Category: Doğal Hayat, Çevre Felaketleri, Çevre Haberleri  | Comments off
Macaristan’da bir fabrikadan sızan atığın kirletmesiyle ulaşmasıyla alarma geçilen Tuna Nehri’nde zehir seviyesi azaldı. Ekolojik felaket endişesi dinse de yetkililer zehrin havaya karışmasından korkuyor
Macaristan’da, ABD’de Meksika Körfezi’nde olduğu gibi tarihin büyük çevre felaketlerinden biri olmasından korkulan kimyasal atık sızıntısında iyi haber: Yetkililer, Tuna Nehri’ndeki zehirli atık seviyesinin düştüğünü açıkladı.
Bir alüminyum fabrikasından sızan zehirli atığın seviyesindeki düşüş, ekolojik felaket endişelerini azalttı. Ancak artan ısıyla birlikte kuruyan zehirin havaya karışabileceği kaygısı devam ediyor.
Ülkenin acil durum yetkilisi Tibor Dobson, yeni verilerin Tuna nehrindeki kirlilik seviyesinin azaldığını gösterdiğini açıkladı. Bu verilere göre nehirdeki Ph seviyesi 9’dan 8-8.2’ye düştü. Suyun nötr Ph derecesi 7, ancak 6.5-8.5 aralığındaki rakamlar da güvenli sayılıyor.
Zehir havaya karışabilir
İçişleri Bakanı Sandor Pinter de Tuna Nehri’nin artık biyolojik zarar tehlikesi altında olmadığını söyledi. Pinter, kirliliğin içme sularına ulaşmadığını da ekledi.
Ancak uzmanlar şimdi de ısınan havaların yaratabileceği sorunlara dikkat çekiyor. Şu ana kadar yağmur, zehirli çamurun ıslak kalmasını sağladı. Ancak güneşli ve sıcak hava, çamuru kurutarak zehirin yayılmasına neden olabilir. Eğer bu olursa yetkililer daha geniş bir bölgenin boşaltılması kararıyla karşı karşıya kalabilir.
Çevre Bakanı Zoltan Illes, çamurun ‘yüksek miktarda ağır metal’ içerdiğini, ‘eğer bu metaller kurursa rüzgârla birlikte ağır metal zehirlenmesinin solunum sistemine taşınabileceğini’ açıklıyor. Macaristan, zehirli çamurun kontrol altına alınması konusunda Avrupa Birliği’nden de yardım istedi. AB Krizle Mücadele Komisyonu üyesi Kristalina Georgiave’ye göre, “Bu tür felaketler ülke sınırlarında durmuyor, dolayısıyla en verimli yardımın yapılabilmesi için Avrupa’nın ortak müdahalesi şart.”
Tuna Nehri’nin geçtiği hat boyunca uzanan Hırvatistan, Sırbistan ve Romanya acil durum planları yapıyor. Yetkililer kirlilikle mücadele için nehirlere kil ve asitten oluşan bir karışım döküyor.
‘Türkiye için tehdit yok’
Çevre ve Orman Bakanlığı, kazanın Türkiye için tehdit oluşturmadığını söylüyor. Bakanlığın yazılı açıklamasıda, Tuna Nehri’nin Korunması Uluslararası Komisyonu’nun kaza sonrasında atığın bir kısmının nehre ulaştığını fakat toksisite etkisinin düşürüldüğünü, şu anda sınır ötesi etkilerinin olmayacağını açıkladığı belirtildi.
TMMOB Çevre Mühendisleri Odası Yönetim Kurulu’ysa felaketin Karadeniz’e kıyısı olan Türkiye için tedirginlik yaratıcı bir durum doğurduğunu söylüyor. Çevre ve Orman Bakanlığı’nın derhal mevcut kirliliği ölçüp izleme çalışmalarına başlaması gerektiği belirtilen açıklamada, Tarım Bakanlığı’nın da faaliyete geçmesi isteniyor.
Karadeniz Teknik Üniversitesi’nden Yrd. Doç. Dr. Coşkun Erüz de işler yolunda gitmezse kimyasal zehir taşıyan kızıl çamurun içindeki ağır metallerin Tuna Nehri üstünden Karadeniz’e ulaşmasının birkaç ayı bulabileceğini belirtiyor. Erüz, çamurun önce geniş alandaki toprağa yayıldığını ve toprağın çamur içindeki ağır metallerin büyük kısmını emdiğini anlatıyor.
Ülkenin batısındaki Ajka alüminyum fabrikasından 1 milyon ton zehirli atık, önceki gün atığın toplantıdığı göletin setlerinin yıkılması sonucu çevreye yayıldı. Zehirli atık tabakası şimdiye dek yedi kişinin ölümüne yol açtı; en az 120 kişi hastanelerde tedavi altında, üç kişiyse hâlâ kayıp
11 Eki 2010 Online Sağlık, Güzellik ve Dermokozmetik Ürünleri Sitesi
 |  Category: Tanıtım Yazısı  | Comments off

Türkiye’ de internet kullanımının son 5 yılda gösterdiği muhteşem grafik ile birlikte sokak, cadde ve alışveriş merkezlerindeki dükkan-mağazalar da insanların peşinden giderek internet ortamına giriş yaptı ve muazzam bir yeni pazar oluşturdu.

İnternet kullanıcıları da sınır tanımaz, kural işlemez bu ortamda güvenlik endişeleriyle her nekadar sıcak bakmasalarda, internet alışverişine zamanla ısınarak artan güvenlik teknolojileriylede beraber e-ticaretin hacmini her geçen gün dahada arttırmıştır.

Her sektör internet ortamında yer almaya kendini zorunlu hisseder oldu ve sanal dünyaya tüm ürün hizmet ve kalitelerini daha uygun fiyatlara taşımaya başladı.

Bu süreç içerisinde kişisel bakım ürünleri satışı yapan Şifa ve Şifa siteside kendini emin adımlarla öne çıkan fiyatları ve kalitesiyle internet dünyasına yerleştirmeyi başardı.

Anne ve Bebek Ürünleri, Bitkisel Sağlık Ürünleri, Cilt Bakımı ve Sağlığı, Ağız ve Diş Sağlığı, El Ayak Bakımı, Güneş Ürünleri, Kadın Sağlığı, Saç Bakımı, Vücut Bakımı ve Zayıflama & Diyet Ürünleri ile beraber onlarca alanda dünya markalarını en düşük fiyat yüksek memnuniyet ilkesiyle müşterilerine sunmaktadır.

ŞifaveŞifa.com sitesi satışını yaptığı ürünler arasından Vitiligo (Ala) Hastalığı tedavisinde kullanılan nüvem markasının Nüvem Vitisun Ala (Vitiligo) Hastalığına Karşı Etkili Krem-Yağ ürününü ve Saç Dökülmelerine karşı etkili Nüvem markasının saç köklerini besleyici Losyon ve Sabununu ziyaretçilerine tavsiye etmektedir.

Vitiligo Hastalığı Nedir?

Vitiligo dış derinin renk kaybına uğramasıyla oluşan beyaz plaklarla seyreden bir deri hastalığıdır.

Ala Hastalığı olarakta bilinmektedir.

Modern Tıp Vitiligo için gereken tedavi uygulandığında geçen iyileşen bir hastalık olarak görmektedir. Nüvem Vitisun Ala (Vitiligo) Hastalığına Karşı Etkili Krem-Yağ ürünü de bunu başarmaktadır.

11 Eki 2010 Kurşun Geçirmez Teknolojisi
 |  Category: Tanıtım Yazısı  | Comments off

Güvenlik, insanoğlunun korunma içgüdüsünün ve ihtiyacının doğal sonucu olarak, tarih boyunca hep önemli bir konu olmuştur.Ortaçağdan günümüze uzanan yelpazede insanlar araçlarını, dolayısıyla kendilerini güvenli hale getirmek için pek çok farklı yol denemişlerdir. Zaman içerisinde ve acı tecrübelerle anlaşılmıştır ki, koruma profesyonelce yapılması gereken bir iştir.O günün şartlarında bulunabilen en sert metallerle başlayan bu serüven, zaman içerisinde etkin korunmanın yanı sıra rahatlık, hafiflik, esneklik ve konfor gibi vazgeçilmez diğer öğeleri de içerisine katarak yoluna devam etmiştir.Günümüzde özel üretim balistik çelikleri, dünyanın en güçlü fiberleri ve camlarını kullanarak yaptığımız zırhlamanın temel prensibinin tarihle aynı, yani insanı korumak olduğunu bilerek en üst düzey korumayı sağlamak amacıyla Rodoplu Zırhlama sizlere hizmet vermektedir. Rodoplu olarak; En kaliteli En sağlam En doğru En etkin En akılcı En kullanışlı En konforlu ve En güvenli ürünü sunmak temel prensibimizdir.

Kurşun Geçirmez Kabin, Kurşun Geçirmez Kulübe, Zırhlı Kabin ve Balistik Cam Son teknoloji ile sizlere sunduğumuz ürünlerimizdendir. Zırhlama da Türkiye’ nin Markasıyız!

09 Eki 2010 Casus Telefon Dinlemelerinde Sinyal Bozucular
 |  Category: Tanıtım Yazısı  | Comments off

Eğer telefonlarınızın dinlenebilme endişesi ile günlerinizi geçiriyorsanız ya da bu konuda bir türlü kendinizi rahat hissedemiyorsanız, şimdilik yapmanız gereken bir sinyal bozucu bulundurmak olabilir. Telefonunuzun belli bir süre devre dışı kalmasını sağlamak için oldukça etkili bir cihaz olan sinyal bozucular, son zamanlarda bulunduğunuz her yerde görebileceğiniz bir alet konumunun da. Casus telefon dinleme programların satışı yapıldığı bu günlerde kendinizi korumanızı da sağlayacak telefon dinleme önleyici aletlerinde satışını yapmaktadırlar. casus telefon

Genelde camiler, cezaevleri, işyerleri, enerji santralleri, benzin istasyonları ve önemli merkezlerin toplantı salonlarında sıkça kullanılan sinyal bozucular, yaklaşık olarak 150 – 500 metrekare büyüklüğündeki kapalı alanlarda telefon sinyallerini kesmek ya da karıştırmak için oldukça idealdir. Kesintisiz çalışma özelliği bulunan cihaz, telefon dinleme vakalarına 7 gün 24 saat müdahale edebilir. telefon dinleme

İnsan sağlığı için herhangi bir zararı olmayan cihaz, ortama yaydığı radyo sinyalleri ile evcil hayvanlara, bitkilere ya da çocuklara da olumsuz bir etki yapmaz. Telefon modüllerinin işlerim sistemlerine takılarak uzak noktalara GPRS ya da 3G gibi internet bağlantıları ile kaçak dosya transferleri engeller. Maksimum 1000 metrekareye kadar çıkabilen etki alanı ile oldukça sıkı önlemler almanıza yarayacak cihaz, ister casus telefon yada dinleme cihazı bir telefona sahip olun, isterse casus telefona yüklenmiş olan bir casus telefon programına hiç fark etmez. Her halükarda dinlenme cihazları var olasılığını ortadan kaldıracaktır. Geçici bir çözüm gibi görünse de, bazen oldukça etkili olduğu anlara tanık olabilir ve casuslar için bazı önlemler alabilirsiniz.dinleme cihazları